HABERLER

12 Ekim Dünya Artrit Günü Basın Bülteni

Tarih: 12/10/2016

Türkiye Romatoloji Derneği UYARIYOR!

Sigara başta olmak üzere çeşitli çevresel faktörler artritlerin gelişme riskini artırır.

Genetik yatkınlık değişik artrit türlerinin gelişmesinde önemli rol oynar.

Artrit’in erken tanınması ve doğru tedavi edilmesi hasarlara bağlı maluliyet gelişmeden düzelmeyi sağlar.

 

Artrit hastalığı hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 12 Ekim Dünya Artrit Günü olarak anılıyor. Türkiye Romatoloji Derneği (TRD) tarafından “Artrit” hakkında toplumda bilinirliğini artırmak ve güncel gelişmeleri paylaşmak üzere düzenlenen basın toplantısına Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı  Prof. Dr. Murat İNANÇ ve Türkiye Romatoloji Derneği Başkan Yardımcısı  Prof. Dr. Ahmet GÜL katıldı.

Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı  Prof. Dr. Murat İnanç, eklem iltihabını tanımlayan Artrit’in, çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan insanı etkileyebildiğini belirtti:

“Artrit eklem iltihabına verilen isimdir. Eklemlerde iltihap sonucunda ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gelişir. Vaktinde ve doğru tedavi edilmezse eklemlerde oluşan hasara bağlı olarak kalıcı sakatlıklara neden olur. Artrit yani eklem iltihabının süresinin uzaması özellikle de altı haftayı geçmesi, yakınmalarının istirahatla artması ya da sabahları yarım saati geçen bir tutukluk olması, beraberinde cilt bulguları, ağız kuruluğu, göz kuruluğu gibi başka organlarla ilgili bulgularında eşlik ediyor olması bize bu yakınmaların altında müzminromatizmal bir hastalık olduğunu daha çok düşündürür. Romatizmal hastalıkların önemli kısmı iltihaplı olanlar başta olmak üzere genel inanışın aksine 50 yaşın altında başlamaktadır.

Artrite neden olan 150’den fazla romatizmal hastalık vardır. Belirtileri benzese de, hastalık seyirleri ve tedavileri farklılık gösterir. Başarılı bir tedavi ancak doğru tanı ile mümkün olmaktadır. Artrite neden olan hastalıklardan romatoidartrit (RA), en sık karşılaşılan iltihaplı romatizmadır. RA ön planda eklemleri tutar ve eklemi tutan birçok hastalıktan farklı olarak ilerleyen dönemlerde kalıcı eklem hasarına (deformite, sakatlık) yol açabilir. Hastalık eklemlerin yanında kalp, akciğer, göz ve deri gibi diğer organları da etkileyebilir.

Hastalardaki ağrı ve şişlik gibi eklem yakınmaları erken dönemlerde az sayıda eklemde görülebilirse de genel olarak çok sayıda eklem tutulmaktadır. Hastaların yakınmaları sıklıkla el ve ayaktaki eklemler ile ilgilidir. Azalan sıklıkla dirsek, omuz, kalça ve diz eklemleri de tutulabilmektedir. Hastalar geceleri ve sabahları eklem ağrıları, şişlik ve ek olarak sabah tutukluğundan yakınırlar. Yorgunluk ve halsizlik de sık karşılaşılan belirtilerdir. Artrite neden olan hastalıklar genel olarak tüm dünyada benzer sıklıkta görülse de, bazı hastalıklar bölgesel farklılıklar gösterir. Örneğin Behçet hastalığı, Ailevi Akdeniz Ateşi Türkiye’de daha sık olarak görülmektedir. 

Türkiye Romatoloji Derneği Başkan Yardımcısı  Prof. Dr. Ahmet Gül, genetik yatkınlığın değişik Artrit türlerinin gelişmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekti:

“Genetik yatkınlık değişik artrit türlerinin gelişmesinde önemli rol oynar. Genetik nedenlerin doğrudan hastalığa sebep olduğu az sayıda hastalık vardır. Bunlar arasında ülkemizde sık görülen Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı, özellikle çocukluk çağında başlayan artrit nedenleri arasında sayılabilir. Artrite neden olan hastalıkların büyük çoğunluğu ise tek nedenden kaynaklanmaz. Çok sayıda genetik ve bunlarla etkileşen farklı çevresel nedenlerin bir araya gelmesi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Çevresel etkenlerin bir kısmı kontrol edilebilir nedenler olarak artritten korunmada önem taşır. Artritle ilişkisi bilinen ve engellenebilir çevresel nedenlere örnek olarak sigara verilebilir. Sigara içilmesinin genetik yatkınlığı olan insanlarda romatoidartrit gelişme olasılığını artırdığı bilinmektedir. Güneş ışınları, özellikle ultraviyoleye maruz kalmak da sistemik lupuseritematozus gibi otoimmunromatizmal hastalıkların gelişme riskini artırmaktadır ve hastaların yüksek faktörlü güneş kremi kullanmaları korunmada büyük önem taşır.”

Basın toplantısında son olarak Prof. Dr. Murat İnanç, Artrit belirtilerinden şüphelenen kişiler için izlenmesi gereken yol haritasını şöyle özetledi:

“Uzun süreli veya şiddetli eklem ağrısı olanlar, artrit olduğu düşünülen hastalar en kısa zamanda bir uzman tarafından değerlendirilmeli ve tanısına uygun şekilde tedavileri planlanmalıdır. Artrit başta olmak üzere kas-iskelet sisteminin tıbbi hastalıklarıyla uğraşan uzmanlık alanı romatolojidir. Artritli hastaların takip ve tedavisi bir ekip çalışması gerektirir. Bu ekipte romatoloji uzmanının yanı sıra fiziksel tıp ve rehabilitasyon, ortopedi, fizyoterapi uzmanları da yer alır. Türkiye’de hekimler iç hastalıkları ihtisası sonrasında 3 yıl eğitim gördükten sonra romatolog olmaktadır. İç Hastalıkları kökenli romatologları biraraya getiren ve düzenli olarak ulusal ve uluslar arası bilimsel faaliyetleri düzenlemekte olan derneğimizin üye sayısı 250’nin üzerindedir.

Artritin erken tanınması ve doğru tedavi edilmesi hasarlara bağlı maluliyet gelişmeden düzelmeyi sağlar. Günümüzde gelişen tedavi imkânlarının akılcı ve yerinde kullanılması sayesinde hastaların yaşam kaliteleri artmakta ve işlevsel kayıpları olmadan yaşamlarını sürdürmeleri hedeflenmektedir. Artrit tedavisi bir romatoloji uzmanı yönetiminde sürdürülmeli ve ilaçların etkinliği ve yan etkileri yakından izlenmelidir. Hastaların uygun aralıklarla takip edilmesi ve gerekli tedavi değişiklikleri yapılarak etkili ve güvenli bir tedavinin sağlanması başarılı sonuç almak için zorunludur.”

 

2016-10/Genel_Fotoğraf2.jpg

 


TRD ÜYELİK BAŞVURUSU


Derneğimize üye olmak için dernek tüzüğünde belirtilen aşağıdaki başvuru koşullarını sağlıyorsanız, başvuru formunu doldurup bizlere iletmeniz yeterlidir.

Başvuru koşulları:

  • Tıp fakültelerinin iç hastalıkları anabilim dallarına bağlı romatoloji bilim dallarında öğretim üyeliği veya eğitim-araştırma hastanelerinde iç hastalıkları bünyesindeki romatoloji servislerinde şef veya şef yardımcısı; veya sayılan bu merkezlerde uzmanlık eğitimi yapmış veya yapmakta olanlar bu derneğe asil üye olabilirler.
  • Derneğin asil üyeleri, derneğin kurucuları ile müracaatları üzerine üyeliğe kabul edilen kişilerdir.
  • Üyelik, talebi dernek başkanlığına iki üyenin önerisi ve yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu üzerine dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde üyeliğe kabul veya isteğin reddi şeklinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir. Üyeler derneğe belli ödenti vermeyi kabul ederler.
  • Her üyenin, derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır. Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı olup, oyunu bizzat kullanır.
  • Üyeliğe kabul edilenlerin kabulden sonra üye olmalarına engel hallerin varlığının tespiti halinde üyelikleri düşer. (Tüzüğün 3.a maddesi)

Başvuru formunu buraya tıklayarak indirebilirsiniz.